Bilindiği üzere aslında 2001 yılından beri dünyamızda süregelen ekonomik kriz günümüze kadar ulaşmış ve hatta iliklerimize kadar hisseder duruma gelmiş bulunmaktayız.Şöyle bir tarihsel çerçeveye bakarsak; FED'in 2001'den beri faiz indirimleri neticesinde dünyada bollaşan dolar ve bu indirimlerin getirdiği parasal genişleme sonucunda 2006'ya gelindiğinde özellikle ABD'de konut kredilerinin artması ve bu kredilerin geri dönülemez seviyede piyasaya dağıldığı ve bu balonun giderek büyümesi "mortgage" krizi dediğimiz konut krizini çıkardı.Ve Amerikan ekonomisi dip yaptı.Buna müteakip dünyada da ABD etkisiyle oluşan parasal genişleme ve özellikle kredi kullanımındaki artışlar ABD de ortaya çıkan krizi daha da derinleştirmiş ve küresel boyutuna taşımıştır.
Kriz dünyada derinleşmeye başladı ve hükümetler bu krizden kurtulmak için kamulaştırma ve mali yardımlara başladı.Banka satın almalar hız kazandı.Özellikle Avrupa'da kamu borçlarının bir hayli artması akabinde 2010'a girerken yeni bir krizin olacağını açıkça gösteriyordu.Tabiki beklenen oldu ve Avrupa da derin bir krizin içine girdi.Kağıt işleriyle uğraşan İzlanda battı.Özellikle Akdeniz sahili ülkelerinin kamu borçlarındaki artış derinleşti ve günümüzdeki Yunanistan,İspanya,İtalya gibi ülkeler hala bu etkiden kurtulmak için uğraşıyor.
Gelelim günümüze.Aslında tarihsel sürece bakarsak hala ders alınmamış gibi görülüyor.FED hala faiz indirimini sürdürüyor ve tahvil alımlarını da devam ettiriyor.Ve Finansal piyasalar anlık olarak derin tepkiler vermeye başladı.Bu da akıllara Roubini'yi getiriyor.Roubini'ye göre 2013 yılı volatilitesi yüksek bir yıl olacak.Ki yılın ikinci çeyreğine yaklaşmadan bunu görebiliyoruz.FED parasını değersizleştirmeye devam ettikçe,yani faiz indirimlerinin yanında parasal genişlemeye devam etmesi akabinde tahvil alımlarını arttırması adeta piyasalara bir ralli havası veriyor.Piyasalar şiştikçe şişiyor.Bunun yanında Avrupa'da hala belirsiz olan borç krizi,Yunanistan ve İspanya'nın durumu ve işsizliğin AB genelinde yükselmesi belirsizliği giderek arttırıyor.Diğer taraftan İsrail-İran çekişmesi ve Orta doğudaki kargaşalar piyasaları etkilemeye devam ediyor.
Sonuç olarak şöyle bir baktığımızda yukarıda söylediğimiz durumlar,küresel anlamda belirsizlikler,borsaların şişmesi ve kur savaşlarının dillendirilmesi dünyayı içinden çıkılmaz bir hale götüreceği apaçık ortada.Kapitalizm sürecinin en sancılı dönemiyle karşı karşıyayız.Dünya artık yeni bir sistem arayışında.Yeniden Menkul kıymetleştirmeler ve yukarıdaki gidişat devam ettiği sürece bizim refaha kavuşmamız zor gibi gözüküyor.Bir sonraki yazımda Türkiye ile ilgili bazı konulara değineceğim.Teşekkürler
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder